KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/15085 E., 2013/17865 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... oğulları, diğer davacılar ... kardeşleri ... davalıların çocuğu tarafından bıçaklandığını akabinde vefat ettiğini, bu olay nedeniyle davacıların maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacılar için toplam 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, destekten yoksun kalma taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davalıların çocuklarının eylemi nedeni ile oluşan maddi ve manevi tazminat talebinden kaynaklanmaktadır.
Davalılar hakkında açılan bu dava, 4721 sayılı yasanın 369.maddesi kapsamında olup aile başkanının sorumluluğu esasına dayanmaktadır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi; 4721 sayılı Medeni Kanun’un İkinci Kitabı’ndan Üçüncü Kısım hariç olmak üzere (TMK.md.118-395, 5133 sayılı Kanun md.2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi’nde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Bu haliyle uyuşmazlığın bağımsız Aile Mahkemesi bulunan yerlerde bağımsız Aile Mahkemesinde, bağımsız Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenini ilgilendiren kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re'sen gözetilmesi gerektiğinden, davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca gerekçeli karar başlığında davacıların ve davalıların tam olarak gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/15085, K. 2013/17865, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama