KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/15597 E., 2013/18173 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2013
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesi ile; davalı ile .... 2011/191E -2011/1566K sayılı ve 13.12.2011 tarihli kararı ile boşandıklarını, ancak boşanma davasında yoksulluk nafakasına hükmedilmediğini iddia ederek, aylık 900 TL yoksulluk nafakasının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesi ile; boşanma davasında davacı lehine 300 TL nafakaya hükmedildiğini, bu kararın kesinleşmesinin üzerinden henüz bir yıl geçmeden davacın 900 TL'ye arttırılmasını talep ettiğini bu talebin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; boşanma kararı ile davacı lehine 350 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, davacının yargılama aşamasında yoksulluk nafakası talebi olduğu halde boşanma kararıyla birlikte bu talebin değerlendirilmediği, olumlu veya olumsuz karar verilmediği, kararın bu yüzden temyiz edilmediği bu husunun davacı koca yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, bu nedenle boşanma davasından sonra açılan yoksulluk nafakası davasının dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında bulunan ....sayılı boşanma dosyasına bakıldığında, mahkemece tarafların boşanmalarına, boşanmada kocanın kusurlu olduğu anlaşıldığından 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın kocadan alınarak kadına verilmesine karar verildiği, ancak yargılama sırasında kadının ile yoksulluk nafakası talebi bulunmasına rağmen mahkemece hükümde bu yönden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, hükmü yalnızca kocanın temyiz ettiği ve Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından onanarak 03.12.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
....
Davada asıl ve yardımcı taleplerinden biri hakkında hükümde karar verilmesi unutulmuş olan davacı, hükmün bu nedenle bozulması için, temyiz yoluna başvurabilir. Ancak davacı, lehine verilmiş olan kararın bir an önce kesinleşmesini sağlamak için taleplerinden biri hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle hükmü temyiz etmezse, hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılmaz; yani davacı o davada hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olan talep için yeni bir dava açabilir. Çünkü hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olan hususlarda kesin hüküm söz konusu olmaz. Mahkemenin kabul ettiğinin aksine hükmün bu yönden temyiz edilmemesi, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
O halde, boşanma davasında davacının yoksulluk talebi hakkında bir hüküm kurulmamış olmakla, davacının ayrı bir dava ile yoksulluk nafakası istemesinde yasal bir engel yoktur. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/15597, K. 2013/18173, 18 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama