KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/16144 E., 2013/14443 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı tarafından verilen tedavi hizmeti nedeniyle davalı idarece ödenilmesi gereken tedavi ücretlerinden haksız yere kesinti yapıldığı ileri sürülerek, yersiz kesilen 5.695 TL tedavi ücretinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istenilmiş, 25.06.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle de müddeabih 7.659,82 TL ye artırılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 7.659,82 TL anapara ile davanın açıldığı tarihe kadar işlemiş olan 384,90 TL faizin davalı idareden tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (6098 Sayılı TBK. nun 117/1. maddesi). Somut olayda, davadan önce alacak miktarı belirtilmek ve ödenmesi talep edilmek suretiyle davalı 22.10.2010 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Bu nedenle, hüküm altına alınan alacağa temerrüde esas teşkil etmeyen ödeme tarihinden dava tarihine kadar faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ayrıca, müddeabihin ıslah ile artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ödeme tarihinden dava tarihine kadar faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, dava ve ıslah dilekçeleriyle kesinti tarihinden itibaren faiz talep edildiği halde, hüküm altına alınan alacağa dava tarihine kadar faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırıdır(HMK md 26).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/16144, K. 2013/14443, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama