KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/18811 E., 2014/3428 K.·Mahkemesi : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Tarihi
- 17/07/2012
- Numarası
- 2009/523-2012/277
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında yapılan 02.04.2008 tarihli oto satış sözleşmesi ile davalıdan haricen satın alınıp satış bedeli ödenen aracın resmi olarak devri gerçekleştirilmeden cebri icra yolu ile davacının elinden alındığını ve ödenen satış bedelinin davalı tarafından iade edilmediğini, satış bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 101/2 (TBK'nun 117/1) maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden, iade talep edilmeden önce temerrüde düşürülmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Faiz miktarının da, faiz başlangıcının temerrüt tarihi olduğu dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, takipten önce davalının herhangi bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü ileri sürülüp ispat edilmediğine göre, asıl alacak miktarına takip tarihinden sonra faiz yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/18811, K. 2014/3428, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama