KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/18972 E., 2014/3219 K.·Mahkemesi : İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Tarihi
- 16/05/2013
- Numarası
- 2011/918-2013/579
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin abonesi olduğunu, elektrik faturalarının ödenmemesi sonucu davalı aleyhine Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün 2008/12812 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı borçlunun icra takibine konu toplam 2.471,79 TL'ye itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, 2005/1. aydan itibaren işyerini kullanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tahakkuk döneminde davalının kullanmadığı, elektrik aboneliğinin bulunduğu dükkan mahiyetindeki yerin başkaları tarafından uzun süredir kullanıldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık; davalının aboneliğinin bulunduğu yerde elektrik kullanılmasından dolayı sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İşyerinde elektrik kullanımdan dolayı fiilen kullanan kişinin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, bu sorumluluk davalı olan abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.
Fiilen elektrik kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda kullanımdan her ikisinin de müteselsilen sorumlu oldukları belirgin olmasına göre alacaklının alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya birkaçından da isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Bu durum, dikkate alındığında, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren abone davalının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece, davacının davalı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması, davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/18972, K. 2014/3219, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama