KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/19200 E., 2014/2740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2014
- Mahkemesi
- POZANTI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2013
- Numarası
- 2012/49-2013/103
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen hakem kurulu kararına itiraz davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde kayıp kaçak bedellerini tüketicinin ödemesinin yasal olduğunu belirterek Hakem Kurulu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı şirketin uygulamasının haksız şart olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında mesken aboneliği kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir. Aynı yasanın 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/19200, K. 2014/2740, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama