KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/19743 E., 2014/4345 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2014
- Tarihi
- 09/05/2013
- Numarası
- 2013/311-2013/296
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının işyeri telefon aboneliğinden kaynaklanan fatura bedellerini ödememesi üzerine icra takibine girişildiğini ancak takibe davalının, telefon aboneliğinin kimliğini çalan şahıslarca yapıldığı, kendisinin abone olmadığı gerekçesi ile itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; dava konusu alacağın telefon aboneliğinden kaynaklanmış olmasına göre sahtelik iddiasının görevli mahkemece incelenmesi gerektiği ve abonelikten doğan davalarda Tüketici Mahkemesi görevli olduğu belirtilerek, davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, Mahkemenin görevi noktasında olup; taraflar arasındaki ilişkinin hukuksal niteliğinin ne olduğu, eldeki davaya genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde mi, yoksa 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre Tüketici Mahkemesinde mi bakılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında işyeri telefon aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu, dava konusu yerin işyeri olduğu eş söyleyişle aboneliğin işyerinde ticari ve mesleki amaçlarla kullanıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı, TKHK.da belirtilen “Tüketici” tanımına girmemektedir. Bu nedenle davaya bakmaya genel mahkemeler görevli olup, Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/19743, K. 2014/4345, 19 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama