İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/19752 K.2014/4559

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2013/19752Karar2014/4559Tarih24 Mart 2014Okuma5 dk · 946 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2013/19752 E., 2014/4559 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mart 2014
Tarihi
04/07/2013
Numarası
2008/170-2013/305
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

946 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkillerinin 1991 doğumlu çocukları B..'ın diş tedavisi için davalı ...

Sağlık Hizmetleri Limited Şirketine başvurduklarını, davalı doktorların tedaviye 1999 yılının Ocak ayında başladıklarını, tedavinin davalı tarafça gereği gibi yapılmadığını, 4 yıl süren tedavide hiç bir ilerleme kaydedilmediğini, kontroller için müvekkillerinin 37 defa Karadeniz Ereğlisi'nden İstanbul'a gelmek zorunda kaldıklarını, tedavi gören küçüğün uzun tedavi nedeniyle eğitiminin aksadığını, psikolojisinin bozulduğunu, tedaviyi gerçekleştiren doktorun ortodontist uzmanı olmadığını müvekkillerinin sonradan öğrendiğini, tüm bu nedenlerle tedavinin dördüncü yılında müvekkillerinin tedaviyi sonlandırdıklarını belirterek;

ayıplı hizmetin tespiti ile tedavi hizmeti için ödenen 1.950 Amerikan Dolarının ödeme tarihindeki kur üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 10.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı anne N...Ç.. için 2.500,00 TL, davacı baba için B.. Ç.. için 2.500,00 TL küçük B..

Ç.. için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.06.2012 tarihli dilekçe ile davalı şirket aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hem şirket hem de şahıslar aleyhine dava açtığını, davalı Dt.S.. M..'nin davalı şirketin hissedarı ve çalışanı olmadığı gibi küçük B..'ın tedavisini de üstlenen bir kişi de olmadığını, davanın yalnızca şirket aleyhine açılması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, küçüğün

.

ağızına takılanları çıkarması ve kırması nedeniyle müteaddit defa tedavinin sıfırdan başlayarak yeniden aparat ve benzeri unsurların takıldığını, ortada ayıplı bir hizmet değil, tedavinin gereğinin tedavi edilen tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi gibi bir durumun olduğunu, davacı tarafın tedaviden vazgeçtiğini yazılı olarak bildirmesi üzerine müvekkillerinden 500 Doları geri aldığını, tedaviden vazgeçen davacı taraf olduğuna göre artık dava açma hakkının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Mahkemece; davalı M.. Sağlık Hizmetleri şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.071,50 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar E.. Ö.. ve S.. M..'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı anne için 1.000,00 TL, davacı baba için 1.000,00 TL, davacı B.. Ç.. için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar E.. Ö.. ve S.. M..'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

Davalılar vekilinin kabul gören temyiz itirazına gelince;

Dava; diş tedavisinin ayıplı ifasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile ödenen tedavi ücretinin istirdatı istemine ilişkindir.

Tarafların açıklamaları ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TBK.nun 470 (BK. m. 355) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığı açıktır.

Somut olayda davacı taraf iş-eser sahibi; davalı taraf ise yüklenicidir.

Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir.

Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli özellik sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.

Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine, ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı olduğunun kabulü gerekir.

Eser sözleşmesinde, yüklenici belli bir sonucu (eser) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır. Buna göre davalı yüklenici, davacı iş sahibinin zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmişse; somut durumun gerektirdiği tedbirleri noksansız biçimde almışsa, uygun tedaviyi belirleyip uygulamışsa, uygulanan tedavide nadirde olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair davacıyı aydınlatıp uyarmış ve davacının bu hususta rızasını almışsa, eserini iş sahibi davacının ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayarak teslim etmişse ücrete hak kazanır.

Eğer işin iş sahibinin istediği şekilde gerçekleştirilmesi mümkün değilse, davalı yüklenicinin bu konuda öncelikle iş sahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Uyarının yapıldığı davalı iş sahibi tarafından ispatlanmalıdır.

Buna göre mahkemece, manevi tazminata ilişkin hüküm dışında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de sübjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Sübjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Sübjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur.

Kural olarak kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimseler saldırının faillerinden manevi tazminat talep edebilirler.

Dava konusu maddi hadise ayıplı hizmet ifasından kaynaklanmakta olup, davacı tarafın hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet gibi değerlerinde bir ihlale yol açmamıştır.

Hal böyle olunca mahkemece; manevi tazminat talep etme şartlarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/19752, K. 2014/4559, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19752
Karar No
2014/4559
Tarih
24 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/19753 K.2014/5002
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/19753 K.2014/4141
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/19753 K.2014/11126
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/19753 K.2014/5522
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/19753 K.2014/4119
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/19753 K.2014/7000

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.