KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/20615 E., 2014/4892 K.·Mahkemesi : Bingöl 3.ASLİYE Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Tarihi
- 23/10/2013
- Numarası
- 2013/263-2013/556
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların 24.09.2009 tarihlerinde evlendiklerini, bu evlilikten 12.11.2009 doğumlu A.. adında müşterek bir çocukları bulunduğunu, davalının evi terkettiğini, davacı ve müşterek çocukla ilgilenmediğini, bakım ve iaşesini sağlamadığını ileri sürerek, davacı için aylık 750,00 TL ve müşterek çocuk için aylık 750,00 TL olmak üzere toplam aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalı duruşmalara gelmemiş ve herhangi bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 200,00 TL, müşterek çocuk için 200,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL nafakanın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan (2.kitabı) doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Davacının tedbir nafakasına ilişkin talebinin de TMK'nun 195 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Talep, Aile Hukukundan doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
O halde mahkemece, davada görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/20615, K. 2014/4892, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama