KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/2372 E., 2013/4480 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 39.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın 25.794,19 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; davalı tarafından 75.360 nolu abone nedeniyle müvekkilleri hakkında elektrik tüketim borcunun tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak söz konusu abonenin müvekkilleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, abonenin müvekkillerinin murisi ... ait olduğunu, muristen müvekkillerine kalan herhangi bir miras olmadığını, borcu kabul etmediklerini, ayrıca talep edilen bedelin çok fahiş olduğunu bu nedenlerle davalı tarafa 39.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı itirazı ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı da nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; 10.10.2011 tarihli duruşmada abonelik ticari olmakla davaya tüketici mahkemesinde bakılamayacağı gerekçesiyle davaya asliye hukuk mahkemesi olarak bakılmak üzere görevsizlik kararı verildiği halde, gerekçeli hükümde başlıkta tekrar tüketici mahkemesi yazılması maddi hata kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğünün 2010/4331 Esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... olduğu, takip konusunun elektrik tüketim faturasına dayalı toplam 33.176,64.TL'lik ilamsız icra takibi olduğu ve takibin derdest olduğu, borçlu ...'ın borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu görüldüğü halde, aynı kişinin bu davada menfi tespit talebi kısmen kabul edilirken sadece ... mirasçısı olarak kısmen kabul kararı verildiğinin belirtilmemesi infazda güçlük yaratacağından usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bunun yanında davacıların zamanaşımı def'i bulunmadığı bilirkişi raporundan sonra ıslah ile de ileri sürmedikleri halde, mahkemece zamanaşımına uğramış fatura alacağı nazara alınarak kısmen kabul kararı verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/2372, K. 2013/4480, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama