KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/3885 E., 2013/5617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
.
MAHKEMESİ : .ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
.
Dava dilekçesinde 35.494 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının abone olduğunu, davalı tarafından faturada kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında 34.291 TL tutarında borç tahakkuk ettirildiğini ve bu bedelin ödendiğini beyan ederek, ödenen 34.291 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen, amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3.maddesinde "mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve ekonomik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder." Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar." "Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek kişiyi ifade eder." şeklinde tanımlanmış ve yine anılan Yasanın 3/d maddesinde, "hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı Sakarya Valiliği’nin tüketici olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
.
Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/3885, K. 2013/5617, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama