KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/3913 E., 2013/8501 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vek. Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalılar ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, davalılara ait taşınmazı 09.02.1993 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi senedi ile satın aldığını; satış bedelini (2005 yılından önce 30.000.000 TL) 30 TL olarak peşin ödediğini, davalıların da taşınmazın zilyetliğini müvekkiline devrettiklerini; ancak, tapusunu uzun yıllardır devretmediklerini; bu nedenle, davalılara satış bedeli olarak ödediği 30 TL'nin sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet prensibine göre hesaplanarak (10.000 TL olarak) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuşlar, esası bakımından da, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; "sözleşme tarihi, yani zenginleşmenin gerçekleştiği 09.02.1993 tarihinden başlayarak 10 yıl geçtikten sonra dava açıldığından, davalıların zamanaşımı itirazlarının kabulü ile" dava konusu talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkeme, satış tarihinden dava tarihine kadar on yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir. Oysa, haricen davalılarca davacıya satılan tapulu taşınmazın, halen davacının zilyetliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus iki tarafın da kabulündedir. Bu durumda ise, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, zamanaşımı süresi işlemez. Mahkemece, davalı tarafın zamanaşımı itirazlarının reddi ile işin esasına girilip, deliller toplanarak, oluşacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/3913, K. 2013/8501, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama