KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/7775 E., 2013/10680 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile yaptığı 17.02.1971 tarihli yazılı satış sözleşmesi ile tarla satın aldığını, davalıya 1350 (eski)TL ödemede bulunmasına rağmen tapunun devrinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davalıya ödenen 1350(eski) TL paranın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tarafına iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece;davacının dosyaya sunduğu 17.02.1971 tarihli satış senedi delil başlangıcı niteliğinde kabul edilse dahi, bu senedi doğrular ve destekler nitelikte ,başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, dayanılan harici satım sözleşmesi resmi biçimde yapılmadığından MK'nun 634.maddesi, TMK'nun 706.maddesi, BK.'nun 213.maddesi ve Tapulama Kanununun 26.maddesi uyarınca geçersizdir. O nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflara hak ve borç doğurmadığından taraflar geçersiz sözleşme uyarınca verdiklerini karşı taraftan isteyebilirler.
Davacı tarafından ibraz edilen 17.02.1971 tarihli belgede, davacıya 1350(eski) TL bedelle tarlanın satıldığı, satış parasının davalı tarafından alındığı ve senedin altında davalının imzasının bulunduğu sabit olmakla, davacının dayandığı belgenin yazılı delil başlangıcı değil, yazılı delil olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda duruşmaya gelmeyen ve davaya cevap vermeyen davalı davayı tümüyle inkar etmiş sayıldığına göre, öncelikle sözleşme aslının dosyaya kazandırılması sağlanarak, HUMK.'nun 230 vd maddelerine (6100 sayılı HMK.nun 169 vd maddelerine) göre davalıya isticvap davetiyesi çıkarılarak, davacının delil olarak sunmuş olduğu 17.02.1971 tarihli belgeyle ilgili beyanı alınmalı, isticvap ile de bir sonuca varılamaması halinde davacının iddiasını ispat için karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/7775, K. 2013/10680, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama