KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/8314 E., 2013/10224 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2013
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ...abonesi olduğunu, faturaları ödemediğini, takip yapıldığını, fatura tutarının 3.046 TL olduğunu, takibin itiraz ile durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturanın tek başına alacak belgesi olmadığını, sözleşmenin bir alacak ikrarı içermediğini, hattın hangi tarihte, ne kadar süre ile hangi tarife üzerinden kullanıldığının ispatının gerektiğini belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda; likit ve belirli olan asıl alacak miktarının 3.046 TL olduğu, icra dosyasındaki ödeme emrinde de asıl alacak olarak bu bedelin yazılı olduğu, icra inkar tazminatına asıl alacak miktarının %40’ı oranında hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, hükümde icra dosyasının numarasında maddi hata yapıldığı; doğru numara 2011/11746 iken hükümde yazılı numaranın 2012/11746 olduğu görülmüştür.
Mahkemece mahallinde düzeltilmesi mümkün olmasına göre sadece yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/8314, K. 2013/10224, 17 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama