İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/8475 K.2013/11762

Dava dilekçesinde; davalı abonenin elektrik faturasına yansıtılan kayıp kaçak ve diğer adlar altında alınan bedellerle ilgili olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali ile masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili…

Esas2013/8475Karar2013/11762Tarih8 Temmuz 2013Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2013/8475 E., 2013/11762 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2013
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Dava dilekçesinde; davalı abonenin elektrik faturasına yansıtılan kayıp kaçak ve diğer adlar altında alınan bedellerle ilgili olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali ile masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın esastan reddi cihetine gidilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ek kararla esas karar kesin olarak verildiği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Davacı elektrik abonesi olan davalının kullanmış olduğu elektrik için düzenlenen faturaya yansıtılan kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerin alınmaması gerektiğinden bahisle yaptığı başvuru üzerine ... Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından söz konusu bedellerin iadesine ve tüketicinin elektrik enerjiisi kullandığı süre içerisinde sayılan bedellerin tüketiciye yansıtılmaması gerektiğine karar verildiğini, oysa alınan bedellerin mevzuata uygun olduğunu, verilen hizmet karşılığında tahakkuk ettirildiğini bildirerek ... Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 13/06/2012 tarihli kararının iptalini istemiştir.

Davalı cevap dilekçesinde, alınan bedellerin açıkça hakkaniyete aykırı olup, temel tüketici haklarını ihlal mahiyetinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, 13/06/2012 tarihli ... Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararını yerinde görülerek faturalarda yer alan kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerin elektrik kullanan tüketiciye yansıtılmasının açıkça hakkaniyete aykırı olup, temel tüketici haklarını ihlal niteliğinde görüldüğünden tüketicinin kullanımı dışındaki ücretlerin tüketiciye ödettirilmesinin kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından süresinde temyizi üzerine mahkemece kararın Tüketici Kanunu 22/5. maddesi gereğince kesin olarak karar verildiğinden bahisle 25/02/2013 tarihli ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafından ek karar temyiz edilmiştir.

Temyiz talebinin reddine dair ek karar davacı vekiline 28/02/2013 günü tebliğ edilmiştir. Davacı bu kararı yasal temyiz süresi olan (HUMK 432/5) 7 günlük süre geçtikten sonra, yani 08/03/2013 tarihinde temyiz etmiştir.

Dava, davalının başvurusu üzerine Tüketici Sorunları Hakem Heyetince davacının abonelerden almakta olduğu kayıp kaçak ve bir kısım bedellerin alınmaması ve alınanların da iadesi gerektiğine karar verilmesi üzerine, bu kararın iptali talebiyle açılmış olup, davalının yaptığı başvuruyla yarattığı çekişmenin giderilmesine yöneliktir.

Her ne kadar, mahkemece kararın Tüketici Kanunu 22/5 gereğince kesin olarak karar verildiği belirtilmiş ise de, yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve ileriki yıllara da yönelik olduğu, dolayısıyla art etkisinin bulunduğu, yine kayıp kaçak vs. bedellerinin alınması uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

Dolayısıyla kesinlik sınırının dışında kaldığı da açık ve belirgindir.

Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 tarih ve 2009/13-122 E, 2009/189 K., 13/10/2010 tarih 2010/13-406 E. -2010/503 K. sayılı kararlarında da aynı hususlara değinilmiştir.

Kesin olmayan bir kararın mahkemece kesin olarak verildiği belirtilerek ve gerçekte kesin olmayan bir karara ilişkin olarak mahkemece kararın kesin olduğunun yazılması ve bu kararın temyizine ilişkin dilekçenin kararın kesin olduğundan bahisle red edilmesi yok hükmünde olup, hukuki sonuç doğurmaz.

HUMK.'nun 432/4-5. "Temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir. Bu red kararı tebliğden itibaren 7 gün içinde temyiz edilebilir."

Esas karar kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine ilişkin 25/02/2013 tarihli temyiz talebinin reddi kararı davacı vekiline 28/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili bu ek kararı 7 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 08/03/2013 tarihinde temyiz etmiştir.

Kararların temyizi kabil bulunması ve temyizin yasal sürede olması Anayasa ve Yasa uyarınca Yargıtay'ın üstlendiği temyiz incelemesi, bütünün birer parçası ve bu incelemenin yapılabilmesinin ön koşullarıdır. Öte yandan temyiz dilekçesinin gerçek muhatabı ve bunu inceleyecek tek yetkili de Yargıtay'dır.

Ne var ki, HUMK.'nun da 2494 sayılı Yasa ile konuya ilişkin yeni bir düzenleme getirilmiş ve davaların çabuklukla sonuçlandırılması ilkesinden hareket ederek, yerel mahkemeye iki halde temyiz isteğini reddetme olanağı (yetkisi) tanınmıştır.

HUMK.'nun 432 maddesiyle getirilen bu düzenlemeye (değişikliğe) göre, yerel mahkeme temyiz olunan kararın temyiz edilemez kararlardan bulunduğunu veya temyiz edilebilir karar olmakla birlikte temyiz süresinin geçirildiğini saptadığı takdirde, dosyayı Yargıtay'a göndermeyecek ve Yargıtay'ın denetimi altında temyiz isteminin reddine karar verecektir.

Ancak, yerel mahkeme sınırlı iki hal için kendisine tanınan bu imkanı kulllanırken açık maddi yanılgıya düşerek temyiz edilebilir (temyizi kabil) bir karara yönelik ve süresinde yapılmış bir temyiz isteğini red ederse; red kararı, 7 günlük süre içerisinde temyiz edilmese dahi esas hükmün süresinde yapılmış olan temyiz incelemesini engelleyemeyecek. Diğer bir anlatımla, bu karar (temyiz isteminin reddi kararı) hukuki sonuç

.../...

-3-

doğurmayacaktır. Çünkü, bitirici (nihai) kararını vermek suretiyle dosyadan elini çeken hakimin yasada öngörülen iki halin dışına çıkıp süresinde verilmiş dilekçeden ötürü Yargıtay'a gönderilmesi gereken dosyayla ilgili olarak verdiği karar gerçekte verilmemiş sayılır. Verilmemiş sayılan bir kararın kesinleşmesi de elbette söz konusu olamaz. Aksine bir düşünce esas hükmün temyiz süresinin geçirilmiş bulunmasına karşın temyizin süresinde yapıldığına dair verilen ve 7 günlük sürede temyiz edilmeyen bir karara da kesinleştiğinden bahisle hukukilik kazandırma şeklindeki bir yorumu beraberinde getirebilir.(Hukuk Genel Kurulunun 1990/1-450 E. -1990/608 K. sayılı kararı)

Temyiz talebini reddetme yetkisi HUMK.'nun 432. maddesinde yazılı olduğu üzere, temyizin yasal süresinin geçmesinden sonra yapılması veya temyizi kabil olmayan (kesin) bir karara ilişkin olması, hallerine münhasır olup bu iki halin istisnası dışında Yargıtay'a aittir. Dilekçenin temyiz hakkına sahip olmadığından incelenmesi hali mahkemenin yetkisinde kabul edilen söz konusu istisna kapsamında mütalaa edilemez.

Kaldı ki, yerel mahkeme yasal süresinden sonra yapılan temyiz istekleriyle temyizi olanaksız bir karara karşı temyiz yoluna başvurulması durumlarında ancak, temyiz süresinin geçip geçmediğini veya temyiz olunan kararın esasen temyizi olanaksız kesin bir karar olup olmadığını incelemek ve bu yolda karar vermek yetkisine sahip oldukları, dolayısıyla temyiz isteminin süresinde olduğu hakkında yada ek bir temyiz süresi verilmesi yolunda karar vermelerine yasal olanak bulunmasa da mahkeme 25/02/2013 tarihinde ek kararında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlediğide aşikardır.

HUMK.'nun 432/4. maddesinde "Temyiz, temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa karar veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir." Yasanın vazettiği anlamda bir kesinlik gerçek bir kesinliktir. Yoksa ki, kesin olmayan bir karara mahkemenin kesin ibaresini koyması o kararın kesin olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla da 432/4. maddesinde belirtilen bir kesinlikten bahsedilemez. Kesin olmayan bir karara hakimin kesin olduğunu kararına yazması bu kararın gerçekte kesin olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla da temyizi mümkündür.

Arz edilen hususlar muvacehesinde kesin olmayan bir karara ilişkin olarak mahkemece kararın kesin olduğunun yazılması ve bu kararın temyizine ilişkin dilekçenin kesin olduğundan bahisle reddedilmesi yok hükmünde olup sonuç doğurmayacağından bu nedenle temyiz dilekçesinin kararın kesin olduğundan bahisle reddine dair mahkemece verilen 25/01/2013 tarihli ek kararın kaldırılması ve yasal süresi içinde verilen temyiz isteminin incelemesine geçilmiştir.

Somut olayda iptali talep edilen ... Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 13/06/2012 tarih 2012/77 no.lu kararına bakıldığında; davalı tüketicinin kullandığı elektrik için düzenlenen faturalara yansıtılan kayıp-kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim sistemi hizmeti ve dağıtım bedellerinin hukuka aykırı olduğundan bahisle itiraz tarihine kadar alınan bu bedellerin iadesini talep ettiği, kararda ise anayasaya ve hukuka aykırı olarak faturada gösterilen bu bedellerin yasal faizi ile tüketiciye ödenmesine, tüketicinin elektrik enerjisi kullandığı süre içerisinde anılan bedellerin tüketiciye yansıtılmamasına karar verildiği görülmektedir.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1/1.maddesine göre; '' Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.'' Yine aynı kanunun 4/1.maddesine göre ; ''Kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur.''

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ise ''... bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.'' (4/2-son) Yine Kurulun görevleri arasında; tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak da yer almaktadır. (5/6-c)

Davaya konu olan kayıp kaçak bedeli 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 9.maddesinde “ulusal tarife” adı altında ... tarafından belirlenerek uygulanmaktadır. 01/04/2011 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanmakta olan bu tarife de ...'nun 28/12/2010 tarih ve 2999 sayılı kararı ile belirlenmştir. Tarifelerin uygulanmasında davalının da dahil olduğu lisans sahibi şirketler bakımından yasal zorunluluk bulunmaktadır.

Lisans sahibi şirketler tarifeyi değiştiremeyeceği gibi tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemeyecek veya düzenlenen tarifeler kapsamında düzenlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacaktır. Tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil etmeme gibi bir inisiyatifi bulunmamaktadır.

Tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp-kaçak bedeli perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almakta, bu bedelin belirlenmesi için alınan kurul kararı ...'nun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlamaktadır ve Dağıtım şirketleri kurul kararlarına aykırılık teşkil edecek herhangi bir işlemde bulunamayacaklardır.

4628 sayılı kanunun 6352 sayılı yasanın 64.m. ile değiştirilen 12.maddesinde kurulun yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabileceği, kurul kararlarına karşı açılan her türlü davanın öncelikli işlerden sayılacağı hükme bağlanmıştır.Bu hüküm çerçevesinde kurul kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmak her zaman mümkündür. O halde tarifeye ilişkin kurul kararı iptal edilmediği sürece geçerliliğini koruyacağı gözönünde bulundurularak davanın yukarıda belirtilen gerekçelere göre kabulü cihetine gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yukarıdaki gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava dilekçesinde; davalı abonenin elektrik faturasına yansıtılan kayıp-kaçak ve diğer adlar altında alınan bedellerle ilgili olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali ile masraflarla birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22/5.maddesi gereğince kesin olarak verildiği karara dercedilmek suretiyle dava esastan reddedilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, “ek kararla asıl kararın kesin olarak verildiği” gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Temyiz talebinin reddine dair ek karar davacı vekiline 28.02.2013 günü tebliğ edilmiş, davacı bu kararı yasal temyiz süresi olan (HUMK 432/5) 7 günlük süre geçtikten sonra, 08.03.2013 tarihinde temyiz etmiştir.

Kanun yoluna (ve bu arada temyiz yoluna) başvurma belli bir süreye tabidir. Temyiz süresinin ne kadar olduğu kanun hükmü ile açıkça belirtilmiştir. (HUMK 163.md-HMK 94.md) Bu nedenle, temyiz süresi kesin ve hak düşürücü niteliktedir.

Temyiz talebini reddetmek yetkisi Yargıtay’a aittir. Ancak; temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı vermiş olan mahkeme temyiz isteminin reddine kendisi karar verir.

"Bunun gibi, mahkemenin süresinde verilmiş olan bir temyiz dilekçesinin (süre aşımından dolayı) reddine karar vermiş (m.432/4) ve temyiz edenin bu red kararını 7 gün içinde temyiz etmemiş olması halinde, Yargıtay'ın esas hakkındaki temyiz talebini (ilk temyiz dilekçesini) inceleme konusu yapamayacağı ve temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Daireside bu görüştedir." Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt 5, Prof. Dr. Baki Kuru, sayfa 4619, Konu Temyiz.

Temyiz talebi reddolunan taraf yerel mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin kararını kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süreyi geçirdikten sonra bu red kararını temyiz ederse bu (ikinci) temyiz dilekçesi süre açısından dolayı reddine karar verilir. Bu halde esas hakkındaki temyiz talebi de incelenmez.(HGK. 18.04.990 tarih 2/115-1144). Ancak, hakimin kesin olmayan bir karar hakkında kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine ilişkin kararı (hükmün kesin olarak verildiğinin karara derc edilmesi) temyiz incelemesine engel olmaz. Yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra vaki temyiz incelemesine geçilir.

Somut olayda ise; mahkemece esasa ilişkin kararın kesin olarak verildiği yazılmış, davacı bu kararı süresinde temyiz etmiş, mahkemece; "usul ve yasaya uygun olarak esas hakkında verilen ilk karar kesin olduğundan" bahisle temyiz talebi ek kararla reddedilmiştir. Ek karar 7 günlük yasal süreden sonra temyiz edilmiştir. Esasa ilişkin kararın Yargıtay'ca incelenebilmesi için bu kararın HUMK'nun 432.maddesi gereğince 7 günlük süre içinde temyiz edilmesi gerekir. Davacı vekili temyiz talebini süresinde yerine getirmediğinden temyiz talebinin süreden reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan ve izah olunan nedenler ve gerekçelere göre; temyiz talebinin reddine ilişkin olarak mahkemece verilen 25.02.2013 tarihli ek karar süresinde temyiz edilmediğinden temyiz talebinin süreden reddi görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun esas kararın bozulması yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 08.07.2013

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/8475, K. 2013/11762, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargıtay Kararı
  4. -karşı Oy Yazısı-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8475
Karar No
2013/11762
Tarih
8 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/8476 K.2013/12512
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/8476 K.2013/11763
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/8477 K.2013/10369
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/8477 K.2013/12357
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/8477 K.2013/11774
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/8478 K.2013/21243

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.