KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/11090 E., 2015/4323 K.·Mahkemesi : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2015
- Tarihi
- 28/01/2014
- Numarası
- 2012/4402-2014/41
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın Kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalı servisin hatalı işlemi nedeni ile davacının aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek; ödenen 7.500 TL ' nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, araç tamirinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici; “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri, olağan tüketim işleri alınmıştır.
Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır.
Buna göre, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir (Hukuk Genel Kurulunun 26.02.2003 günlü ve 2003/15–127 Esas 2003/102 Karar, 17.02.2010 günlü ve 2010/15–68 Esas 2010/85 Karar sayılı ilamları).
Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığın esası hakkında hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/11090, K. 2015/4323, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama