KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/11098 E., 2015/3936 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2015
- Tarihi
- 24/10/2013
- Numarası
- 2011/260-2013/898
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle.
Davacının davalıya ait 34 FS 3639 plaka sayılı aracın uğramış olduğu kaza sonucunda meydana gelen maddi hasarının yedek parçalarını almak suretiyle tamirini gerçekleştirdiğini, tamiri ve bakımı müvekkili tarafından yapılan aracın davalıya teslim edildiğini, yapılan tamir bedelinin 5.637,19 TL olduğunu, davalı aracına takılan parçaların bedellerinin ne olduğunun faturada sabit olduğunu, müvekkilinin fatura bedelini davalıdan talep ettiğini, ancak davalının bu bedeli ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Kadıköy 8.İcra Müdürlüğünün 2010/25777 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde; maliki olduğu 34 FS 3639 plaka sayılı aracı ile Kozyatağı Mevkiinde kaza yaptığında davacının sigortacısı .. Sigorta ile anlaşmalı olduğunu belirterek aracını servise çektiğini ve aracı kendilerine teslim ettiğini, daha sonra eksperin gelerek incelemesini yaptığını ve tamirin başladığını bildirdiklerini, aracını geri almasına yakın bir zamanda yeniden arayarak ..
Sigorta ile anlaşmalı olmadıklarını, işlemlerini yapabilmek ve tamir bedelini alabilmek için vekalet vermesini istediklerini, verilen bu vekalet üzerine aracın teslim edildiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, araca takılan parçaların yan sanayi olduğunu, araca yapılan tamir ve onarımın güvenirliliğinin bulunmadığını aracın kaskolu olmasına rağmen aracı orjinalliğe uygun tamir etmemesi nedeniyle yapılan onarımı kabul etmediğini, sigortacısına araçta muadil parça kullanımı nedeniyle ihbarda bulunduğunu, bu nedenle var olduğu iddia edilen talebin geçerli olmadığını belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından, kısa kararda “Davacı vekilinin açmış olduğu davanın husumet nedeniyle reddine” hükmedilmiş, gerekçeli kararda ise “Davacı vekilinin açmış olduğu davanın husumet nedeniyle reddine, davacının Kadıköy 8.İcra Müdürlüğünün 2010/25777 sayılı dosyası nedeniyle başlatılan takibin iptaline” denilmek suretiyle çelişki oluşturulmuştur.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Bu nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/11098, K. 2015/3936, 11 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama