KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/11298 E., 2014/10477 K.·Mahkemesi : İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2014
- Tarihi
- 20/12/2012
- Numarası
- 2012/612-2012/1009
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Uyuşmazlık; davalı doktora yersiz ödenen meblağın istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir .
Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 760,45 TL'nin ödeme tarihi olan 07/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle, davacıya ödenmesine, hükmolunmuş sözkonusu karar davacı ve davalı vekilince temyiz olunmuştur .
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacı vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sebepsiz zenginleşme nedeniyle, temerrüt faizi yürütülmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur.
O halde, somut olayda; davalı için keşide olunan ihtarnamede mehil bulunup bulunmadığı araştırılmalı, Borçlar Kanununun 101.(6098 sayılı TBK 117/1) maddesi anlamında davalının temerrüdü yoksa dava tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/11298, K. 2014/10477, 26 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama