KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/12006 E., 2014/12044 K.·Mahkemesi : İzmir 9. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Tarihi
- 14/01/2013
- Numarası
- 2012/705-2013/20
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; davacılardan D.'nin oğlu, M.'un kardeşi olan “M. Ş.”in; davalılardan Y.. E.. tarafından öldürülmesi nedeniyle, davalı E.. E..'ın baba ve aile başkanı sıfatıyla (MK. 369.md.) sorumlu olması nedeniyle davanın yöneltildiği belirtilerek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; asıl saldırının davacının oğlundan geldiğini belirterek, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece; davalı Y.. E..'ın dava tarihinde reşit olmadığı gerekçe gösterilerek bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, davalı E.. E.. hakkında TMK. 369.maddesi gereğince açılan dava ise; Y.. E..'ın dava tarihinde velayetinin annesi Y. E. (B.)'da olduğu gerekçe gösterilerek pasif husumet yokluğundan reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmektedir.
HMK.nun 115/3.maddesine göre; “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
Davalılardan Y.. E.., dava sürerken 18 yaşını doldurmuş, ergin olmuştur. Bu durumda mahkemece, başlangıçta noksan olan dava şartının sonradan tamamlandığı gözönünde bulundurularak, bu davalı hakkında işin esası incelenip sonucuna karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bundan ayrı olarak; Kemalpaşa 1.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 10.02.2009 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile birlikte davalı Y. E.'ın velayetinin annesi Y. E. (B.)'ya verildiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında mahkemece velayetin anneye bırakılması nedeniyle (babanın küçük üzerinde eylemli veya hukuki ilişkisinin varlığı hakkında kanıt bulunmadığından), TMK.369.maddesi uyarınca dava anneye karşı açılmalıdır. Anne yerine davalı babaya yöneltilmiş olması karşısında mahkemece, bunun temsilcide yanılma olduğu kabul edilerek; davanın dava dışı anne Y. E.'a (B.'ya) doğru olarak yöneltilmesinin sağlanması, usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek cevabının alınması gösterilecek delillerin toplanması suretiyle sonucu dairesinde karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözönüne alınmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/12006, K. 2014/12044, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama