KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/12718 E., 2015/5796 K.·Mahkemesi : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Tarihi
- 06/03/2014
- Numarası
- 2013/679-2014/132
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar M.. A.., H.. B.., Z.. A.. ve tüm davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar dilekçelerinde; muris E.. K..'ın 05/01/2005 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile “ .. Köyü .. mevkiinde bulunan ve 30 parsel numarasında kayıtlı gayrimenkuldeki hak ve hissesinden 900,00 m2 lik kısmı davacı H.. B..'a, 900,00 m2 lik kısmı davacı A.. A..'ya, 900,00 m2 lik kısmı davacı Z.. A..'ya ve 900,00 m2 lik kısmı davacı M.. A..'ya” vasiyet ettiğinin belirterek, vasiyetname uyarınca tenfiz kararı ile tapu kaydının tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar dilekçelerinde; murisleri E.. K..'a ait vasiyetname gereği davacılara verilen taşınmazla ilgili her türlü haklarının tapu devri sırasında kullanılmasına muvafakat ettiklerini, davaya itirazlarının bulunmadığını, davanın kabulü ile tapuya tescile karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece; murisin vasiyete konu Alanya .. Köyü 123 ada 30 nolu parselde 25/96 hisse olarak diğer tapu malikleri H.. A.. ve H.. K.. ile birlikte el birliği mülkiyetinin sahibi olduğu, el birliği mülkiyetinden hiç bir ortağın tasarruf edebileceği payının söz konusu olmadığı, mülkiyet hakkının el birliğiyle ortaklara ait olduğu, buna yönelik olarak murisin bırakmış olduğu vasiyetnamenin sözleşme olarak geçerli olsa da sözleşmenin ifasının ancak el birliği mülkiyetinin sona ermesi halinde istenebileceği, iştirak hali bozulmadan murise ait payın davacılara devrinin mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar M.. A.., H.. B.., Z.. A.. ve tüm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak; vasiyetnamenin yorumunda murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlenmeli ve azami biçimde murisin iradesi yerine getirilmeli, vasiyetnamenin tenfizine imkan sağlanmalıdır. ( YHGK, 07.06.1966 tarih, 738/309). O halde; tasarrufu yapanın gerçek arzusunun ne yönde olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Muris vasiyetnamesinde; .. Köyü .. mevkiinde bulunan ve 30 parsel numarasında kayıtlı gayrimenkuldeki hak ve hissesinden 900,00 m2 lik kısmı davacı H.. B..'a, 900,00 m2 lik kısmı davacı A.. A..'ya, 900,00 m2 lik kısmı davacı Z.. A..'ya ve 900,00 m2 lik kısmı davacı M.. A..'ya vasiyet ettiğini belirtmiştir. Vasiyete konu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; muris E.. K..'ın H.. A.. ve H.. K.. ile birlikte taşınmazın 25/96 oranındaki 7.837,16 m2 lik kısmına elbirliği halinde malik olduğu anlaşılmaktadır.
Murisin; elbirliği halinde malik olduğu taşınmazlar hakkında verilecek tenfiz kararının infazı mümkün olmayacağından bu taşınmazla ilgili davacılara elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürmesi için yetki ve süre verilmeli ve oluşacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/12718, K. 2015/5796, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama