KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/12772 E., 2015/4504 K.·Mahkemesi : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Tarihi
- 03/12/2013
- Numarası
- 2013/118-2013/507
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın husumetten reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının kaçak su kullanması nedeniyle tahakkuk ettirilen 6.930 TL'nin fer'ileri ile birlikte tahsili için Ankara 14. İcra müdürlüğünün 2012/4957 takip sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, vekili 23.10.2013 tarihli dilekçesi ile; takibin Ebru Bulut hakkında yapıldığını, kaçak su tutanağının da Ebru Bulut adına tanzim edildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; işyerinin tutanak tarihi olan 28.07.2011 tarihi itibariyle Ebru Bulut adına olduğu, bu şahsın 16.04.2009 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu ve halen faaliyetinin devam ettiği, mülk sahibinin ise Habib Aygün olduğu, dolayısı ile davalının taşınmazda işyeri sahibi ve mülk sahibi sıfatları olmadığı, kaçak su kullanımından sorumlu tutulamayacağı, davalı hakkında malik-işleten sıfatı olmadığından pasif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, kaçak su kullanma tutanağı içeriğinden ve zabıt mümzi tanık beyanından davalının kaçak su tanzim tutanağının düzenlenmesi akabinde davacı Kuruma giderek kaçak su kullanılan işyerinin fiilen kendisi tarafından kullanıldığının beyan edip , kaçak su tüketimine dair tahakkuk ettirilen borcu taksitlendirmeyi talep ettiği , bu doğrultuda taksitlendirme sözleşmesi yapılıp, ilk taksidin davalı tarafından ödendiği 20.09.2011 tarihli makbuz içeriği ve zabıt mümzi tanık beyanı ve Kaçak Su Kullanım Tutanağı içeriğiyle sabittir.
Davalı tarafından yukarıda anılan borç bildirimine dair makbuz "hukuktan taksitle ödemek istiyorum "derciyle imzalanmış borç kabul edilmiştir. Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurularak davanın esasına girilmesi gerekirken husumet yokluğundan davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/12772, K. 2015/4504, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama