KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/1403 E., 2014/8739 K.·Mahkemesi : Niğde Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Tarihi
- 13/12/2013
- Numarası
- 2013/306-2013/354
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen iştirak nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalıların çocukları olduğunu, Bergama Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/485 E. sayılı kararı ile boşandığını, çocuklarının velayetinin anneye bırakıldığını ve her bir çocuk için 75,00 TL nafakaya hükmedildiğini, daha sonra Niğde 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/275 E. sayılı ilamı ile iştirak nafakası miktarının 125,00'er TL'ye çıkarıldığını ve her sene ÜFE oranında arttırılmasına karar verildiğini, çocukların reşit olduğunu, kendisinin de emekli olduğunu ve yeniden evlendiğini iki adet çocuğunun olduğunu, evinin kira olduğunu belirterek, iştirak nafakanın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde; her ne kadar reşit iseler de eğitimlerine devam ettiklerini, eğitim için nafakanın zaruri ihtiyaç olduğunu, herhangi bir işte çalışmadıklarını, öğrenci olduklarını belirterek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; davalılar her ne kadar TMK anlamında ergin olsalar dahi öğrenimlerine devam ettikleri ve herhangi bir gelirlerinin bulunmadığı, bakımlarının ve ihtiyaçlarının da anneleri tarafından karşılandığı, hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılabilmesi için nafakaya ihtiyacı olan tarafın yoksulluktan kurtulması gerektiği, davalıların da öğrenci olmaları nedeniyle, yoksulluğa düşecekleri açık olduğundan sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.
4721 sayılı T.M.K'nun 328/1 maddesine göre; babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa, kendisi yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir.
Davalılar 02.04.1995 doğumlu olup, dava tarihinde 18 yaşını doldurmuşlardır. Reşit olan çocuk adına velayeten annesi veya kendisi iştirak nafakası isteyemez. Şartları var ise reşit çocuk yardım nafakası talebinde bulunabilir (TMK. md. 364).
Yukarıdaki anılan yasa maddelerindeki düzenlemeye göre, iştirak nafakası çocuğun ergin olması ile kendiliğinden sona ereceğinden; mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/1403, K. 2014/8739, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama