KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/1418 E., 2014/8384 K.·Mahkemesi : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2014
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2013/164-2013/258
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; davalı şirketin abone olduğu elektrik tesisinde kaçak elektrik kullandığından bahisle düzenlenen faturaların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile; yetki ve hak düşürücü sürenin geçtiğine yönelik itirazlarda bulunmuş ve zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, mahkemece; davaya alacak davası olarak devam edilmesi yönünde ara kararı alınarak alacağın dayanağı olan kaçak tüketim faturasının 21/10/1999, gecikme zammı faturasının ise 29/12/1999 tarihli olduğu, davanın haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin alacak davası olduğu, BK madde 60'da öngörülen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, takip tarihi 10/02/2000 olduğu,
davanın ise 13/07/2011 tarihinde açıldığına, takipten sonra zamanaşımını kesen bir işlem de bulunmadığı ve suç teşkil eden kaçak tüketim eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi de geçmiş bulunduğu gerekçeleri ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK. 26.(HUMK 74.) maddesi gereğince hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya hükmedemez. Somut olayda, davanın itirazın iptali istemiyle açılmış olması nedeniyle davacı talebine uygun olarak bu şekilde görülüp incelenmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde bir yıllık hak düşürücü süre aşıldıktan sonra açılması nedeniyle alacak davası olarak bakılması doğru olmadığı gibi, hak düşürücü sürenin geçirildiğinden de söz edilemez.
Şöyle ki, İİK.'nun 67/1.maddesi gereğince icra takibinde bulunan ve bu takibe itiraz edilmiş olan alacaklı bu itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaden bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bir yıllık sürenin başlangıcı, icra dosyasına itirazın alacaklıya tebliğ tarihi olup, bu itiraz alacaklıya tebliğ olunmadıkça hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/1418, K. 2014/8384, 28 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama