KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/14206 E., 2015/6882 K.·Mahkemesi : Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2015
- Tarihi
- 27/12/2011
- Numarası
- 2010/277-2011/640
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı A.. A.. ile olan evlilik birlikteliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açmış oldukları boşanma davasının kabul edildiğini,davalıların 07/10/1988 tarihli mehir senedinde belirtilen ziynet ve ev eşyalarını müvekkiline hibe ettiklerini, bu nedenle mülkiyeti müvekkiline ait olan eşyaların aynen iadesine,aynen iadesi mümkün değil ise boşanma tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte 9.550,00 TL değerindeki bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde mehir senedinde yazılı altınları davacının evi terk ederken beraberinde götürdüğünü, eşya bedellerinin fahiş olduğunu belirterek, davacının altın ve mehir senedinde yazılı eşyalarla ilgili davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
4787 Sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabındaki üçüncü kısım hariç olmak üzere, TMK’nun 118-395 maddelerinden kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, düğünde takılan ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, bu talep kişisel malların iadesi kapsamındadır.
Kişisel malların iadesi Türk Medeni Kanunun 226. maddesinde düzenlenmiş olup, davanın bu madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle müstakil Aile Mahkemesi bulunan yerlerde müstakil Aile Mahkemesinde, müstakil Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
Görevli ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraf ileri sürmese dahi yarıgılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Somut olayda;dava asliye hukuk mahkemesince incelenerek karara bağlanmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece; davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14206, K. 2015/6882, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama