KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/14399 E., 2015/1391 K.·Mahkemesi : Bakırköy 9. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Tarihi
- 20/12/2013
- Numarası
- 2011/943-2013/1049
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen iştirak nafakası davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile; çocuklara ödenen 250.00'şer TL iştirak nafakasının yetersiz olduğunu belirterek 750.00'şer TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iştirak nafakaları 270.00'şer TL'ye yükseltilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 327/1. maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1. maddesi hükmü gereğince anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan anne veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK.'nın 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Tüm bu maddeler doğrultusunda; mahkemece, iştirak nafakasının miktarı takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocukların yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; boşanma davasının 2009 yılında açıldığı, boşanma kararının 2010 yılında kesinleştiği, iştirak nafakalarının da bu dava ile takdir edildiği, daha önce nafaka artırım davası açılmadığı, çocukların 2001 doğumlu ve ikiz oldukları, davacı annenin ev hanımı olduğu, gelirinin bulunmadığı, babasının evinde kaldığı, davalının elektrik ustası olduğu, 750,00 TL maaş aldığı, annesinin evinde kaldığı, adına kayıtlı iki dükkanı olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, ortak çocukların yaşı ve ihtiyaçları, iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasındaki süre nazara alındığında mahkemece takdir edilen iştirak nafakalarının miktarı, taraflar arasındaki dengeyi bozacak kadar azdır. O halde, davalı babanın tespit edilen geliri ve çocukların giderleri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre daha uygun bir iştirak nafakası miktarına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14399, K. 2015/1391, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama