KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/1461 E., 2014/8409 K.·Mahkemesi : İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2014
- Tarihi
- 07/11/2013
- Numarası
- 2012/94-2013/238
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen toplam 31.005,10 TL'nin müvekkili tarafından 05.04.2011 tarihinde davalı hesabına ödendiğini, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/392 E. sayılı dosyası ile davacı hakkında yapılan yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda kaçak elektrik bedelinin 13.904,64 TL olarak hesaplandığını, davacının davalıya 17.100,46 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, 17.100,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaçak elektrik kullandığını, davalı kurum tarafından yapılan hesaplamanın doğru olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 14.460,28 TL tazminatın 05.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında yapılan 9505752 tesisat nolu abonelik sözleşmesinin davacıya ait meskenin (yazlık villa) elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla yapıldığı ve davacının 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici olduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisindedir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak da sözkonusu olmaz. Bu durumda; davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/1461, K. 2014/8409, 28 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama