KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/14681 E., 2015/8242 K.·Mahkemesi : İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Tarihi
- 25/03/2014
- Numarası
- 2011/666-2014/239
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının aracının tamir, bakım, parça değişiminden kaynaklanan borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 2.910,95 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belirli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belirli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
./..
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi için takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likit, belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmektedir veya borçlu bunları bilebilecek durumdadır.
İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilen veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda; alacak miktarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, uyuşmazlığın uzman bilirkişi yardımı ile aydınlığa kavuşturulduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir deyiş ile likit bir alacak sözkonusu olmadığından borçlu davalının icra inkar tazminatı ödemesine ilişkin karar isabetli bulunmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14681, K. 2015/8242, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama