KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/14916 E., 2014/12957 K.·Mahkemesi : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2014
- Tarihi
- 06/07/2012
- Numarası
- 2011/544-2012/298
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen muarazanın giderilmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilnin tarımsal sulama abonesi olduğu ve geçmiş dönem borçları bulunduğu, 02.11.2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Yasa çerçevesinde yapılandırma talep ettiğini, davalı tarafından cevap verilmediği ve borcun taksitlendirilmediğini belirterek, davacının geçmiş dönem borçlarının 6111 sayılı Yasa çerçevesinde taksitlendirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davalı şirketin özelleştirildiğini, 6111 sayılı Yasanın 17/10 fıkrasına göre, yapılandırmanın özel şirketlerin ihtiyarına bırakıldığını belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yapılandırmanın 29.11.2011 tarihli dilekçe ile talep edildiği, 6111 sayılı Yasanın 17/10-b maddesinde belirtilen başvuru süresinin 2011/Temmuz sonuna dek olduğu, davacının süresi içinde başvuru yapmadığı ve 6111 sayılı Yasaya göre yeniden yapılandırma hakkını yitirdiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde bildirdiği ve geri çevirmek suretiyle dosya içerisine alınan 28.04.2011 tarih ve 882 sayılı dilekçe ile; davacının 6111 sayılı Yasa gereğince yapılandırmadan faydalanmak üzere başvurduğu anlaşılmasına göre, temyiz aşamasında ibraz edilen bu dilekçenin borcu söndüren belge niteliğinde olup olmadığının, mahkeme tarafından incelenip incelenmeyeceğinin öncelikle çözümü gerekmektedir.
HMK.nun 115/1.maddesine göre; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştırır. Davanın hukuksal niteliği gereği, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge verilmişse bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Diğer bir anlatımla; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle durumda borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde dava sonuçlanıp kesinleşmemiş olmakla ibraz edilen yazılı belgenin dikkate alınması gerekir.
Şu hale göre, somut olayda; mahkemece davacının temyiz aşamasında bildirdiği bu belgenin taraflar arasındaki davayı sonlandıran dilekçe içeriği ve sonucunda yapılan işlem araştırılarak ve sonuçta da borcu söndüren belge niteliğinde olup olmadığının yukarıda anılan ilkeler çerçevesinde araştırılıp incelenmesi ve eldeki davaya etkisi üzerinde de durularak bir karar verilebilmesi için mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14916, K. 2014/12957, 2 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama