KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/15016 E., 2015/10850 K.·Mahkemesi : Adana 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2015
- Tarihi
- 15/05/2014
- Numarası
- 2013/78-2014/175
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının işyeri su abonesi olduğunu, ancak kullanmış olduğu suyun bedelini ödemediğini, başlatılan takibe haksız olarak itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini öne sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan "mali müşavir" bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Bilirkişi davacı tahakkuklarını esas almış, ayrıca su bedeli hesaplaması da yapmamıştır. Rapor düzenleyen bilirkişinin su tüketim bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Uzman bilirkişi tarafından, davalının ödenmesi gereken su bedelinin ayrıca sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan müterafik kusura ilişkin değerlendirme de yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava dosyasının su tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişiye verilerek, davalının ödenmesi gereken su bedelinin yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması hususunda rapor düzenlettirilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/15016, K. 2015/10850, 11 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama