KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/15110 E., 2015/1367 K.·Mahkemesi : Denizli 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Tarihi
- 16/05/2014
- Numarası
- 2014/16-2014/353
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davada; tarafların müşterek çocukları Ümmüşah için 500,00 TL, Bünyamin ve Fatmanur için ayrı ayrı 400,00'er TL iştirak nafakasına hükmedilmesi, sonraki yıllar için de nafakalarda ÜFE oranında artış yapılması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda; "Ümmüşah için 350,00 TL, Fatmanur için 300,00 TL, Bünyamin için 300,00 TL katılım nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere, önümüzdeki yıllarda yeniden karar verilmesine yer olmaksızın TÜİK'çe belirlenecek ÜFE oranında artırılmasına" şeklinde hüküm kurulmasına rağmen; gerekçeli kararda ''Ümmüşah için 350,00 TL, Fatmanur için 300,00 TL, Bünyamin için 300,00 TL katılım nafakasına hükmedilmesine, hükmedilen nafakanın önümüzdeki yıllarda yeniden karar verilmesine yer olmaksızın TÜİK'çe belirlenecek ÜFE oranında artırılmasına"denilmiş olup, kısa kararda yazılmış olmasına karşın gerekçeli kararda artırılan iştirak nafakalarının geçerlilik tarihi belirtilmemiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince; nafaka davalarının davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade ettiği (28.11.1956 gün ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) hususu dikkate alınarak, kararın infazında tereddüte yol açmayacak şekilde, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, mahkemece bu hususlar göz önünde tutularak vicdani kanaat ile karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/15110, K. 2015/1367, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama