KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/15318 E., 2015/8950 K.·Mahkemesi : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2015
- Tarihi
- 30/04/2014
- Numarası
- 2013/723-2014/231
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde, davalı şirketin inşaat yapımı konusunda arsa sahibi ile sözleşme imzaladığını, davacının söz konusu binadan 5 adet daire satın almak üzere 10/01/2012 tarihinde satış sözleşmesi imzalayıp satış bedeli olarak 490.000,TL'nin kararlaştırıldığını, davacının çeşitli tarihlerde toplam 245.000,TL'yi davalı şirkete ödediğini, ancak davalı şirketin ruhsat aldıktan sonra bodrum ve zemin kat döşemesini yapıp faaliyetini durdurduğunu, arsa sahibi tarafından kendisine ihtar çekildiğini, aynı şekilde davacının da davalı şirkete ihtarda bulunduğunu, yaptırılan tespitte davacının ödediği kadar imalat yapılmadığını,
davalının ihtar göndererek satış sözleşmesini feshettiğini belirttiğini, davalının inşaat işlerini yürütmediğini, sözleşmeyi feshettiği halde 245.000,TL'yi ödemediğinden bahisle söz konusu bedelin 17/05/2012 tarihden geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
./..
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda; dava konusu satış sözleşmesine konu taşınmazların mesken niteliğinde olduğu, 4077 sayılı yasada tanımlandığı şekilde, davalı yüklenicinin satıcı, davacı alıcının tüketici olduğu anlaşılmakla; aynı yasanın 23. maddesi gereğince davaya bakmaya genel mahkeme değil Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Hal böyle olunca; mahkemece, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmek üzere, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/15318, K. 2015/8950, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama