KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/15709 E., 2015/2242 K.·Mahkemesi : Elazığ 1. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Tarihi
- 13/05/2014
- Numarası
- 2014/34-2014/351
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava tarihinden itibaren müvekkili lehine aylık 600,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine ve nafakanın davadan sonra iştirak nafakası olarak devamına, yine davacı ve davalının müşterek çocuğu E. S. için aylık 600,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine ve nafakanın davadan sonra iştirak nafakası olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı için aylık 200,00 TL, müşterek çocuk için aylık 200,00 TL nafakanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, mahkemece davacı yararına hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihi belirtilmemiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, nafakaya dava tarihten itibaren hükmetmek gerekirken; nafakanın hangi tarihten itibaren ödenmeye başlayacağının belirtilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Ayrıca, hükmedilen nafakaların niteliğinin kararda belirtilmemiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/15709, K. 2015/2242, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama