KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/16807 E., 2015/10100 K.·Mahkemesi : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Tarihi
- 29/04/2014
- Numarası
- 2012/102-2014/164
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen vasiyetname tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyanın incelenemesinden; davalı F...B.... adına çıkarılan gerekçeli kararın tebliğine dair evrakın davalının adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresine (mernis) çıkarıldığı ve tebligatın doğrudan "yönetici İ... Ö..." imzasına tebliğ edildiği, yine aynı davalı adına temyiz dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligatın ise "kızı E...B..." imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, dosya arasında bulunması gerekli, İ... İli T... İlçesi A... Köyü K.. İ... Mevkii .. ada .. parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının dosya arasında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Muhataba bizzat tebligat yapılamadığı durumlarda tebligatın nasıl yapılacağı usulü Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir.
Tebligat Kanununun 16.maddesine göre “Kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere ve hizmetçilerinden birine yapılır” denilmektedir. Muhatap ile birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için, birlikte oturmanın devamlı olması gerekir. Buna öre yapılacak tebligatın geçerli olması için, tebligat evrakına muhatabın adreste bulunmadığı ve tebligat yapılacak kişinin o adreste muhatapla birlikte sürekli oturan kişi olduğunu belirtilmesi (şerh düşülmesi) gerekir.
Tebligat Kanunu'nun 21/2. Maddesinde ise, "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi ile muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresine çıkarılacak tebligat usulü düzenlenmiştir. Buna göre tebligat evrakına, muhatabın adreste bulunmadığı, tebligat evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edildiği ve ihbarnamenin muhatabın adresteki binanın kapısına yapıştırıldığı tarihin şerh düşülmesi gerekir.
Yukarıda açıklandığı şekilde davalı F.. B..'a, hem gerekçeli kararın hem de davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligatların Tebligat Kanunu'nun 16. ve 21/2. maddesi hükümlerinde belirtilen usullere uygun olarak yapılmadığı için geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/16807, K. 2015/10100, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama