KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/17312 E., 2015/4366 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2015
- Tarihi
- 24/04/2014
- Numarası
- 2012/676-2014/319
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının iş değişikliği yapmakla maaşının azaldığını, müşterek çocuğun eğitim masraflarının arttığını beyan ederek boşanma ile aylık 300TL olarak tespit edilen iştirak nafakasının 2.000TL'ye yükseltilmesini ve davacının müşterek çocuğun ½ oranında eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünün kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuğun reşit oluncaya kadar özel okul ücretinin davalı tarafından karşılanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK 297. maddesi (HUMK.'nun md.388) 2.fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmesizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle,taraflara yüklenen borçve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Somut olayda, mahkemece hüküm fıkrasında, müşterek çocuğun özel okul ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, okul masraflarının tür ve miktarı açık olarak belirtilmemiştir.Yukarıda zikrolunan yasa maddesi uyarınca hüküm açık ve infazda tereddüt doğurmayacak nitelikte olmalıdır.Davacı vekiline velayeti davacıya verilen çocuğun eğitim giderlerinin ne miktar olduğu açıklattırılıp, tarafların anlaştıkları miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken infazda tereddüde yol açacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/17312, K. 2015/4366, 18 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama