KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/18783 E., 2015/11149 K.·Mahkemesi : Trabzon Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Tarihi
- 08/04/2014
- Numarası
- 2013/585-2014/198
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının Trabzon Aile Mahkemesi'nin 2008/124 Esas-2009/149 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, davalının boşanma davasında sonra müşterek evi sattığını ve eşyaları dağıttığını, bu eşyaların içinde müvekkilinin kişisel eşyaları ile çeyiz eşyalarının da bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.050 TL eşya (çeyiz ve ziynet eşyası) bedelinin boşanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının evlenirken hiçbir çeyiz eşyası ve şahsi eşyası bulunmadığı gibi evliliğin devam sırasında da davacının katkısı ile alınmış hiç bir eşya olmadığını, davacının tüm şahsi eşyalarını götürdüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile "4.050 TL eşya ve ziynet alacağının boşanmanın kesinleşme tarihi olan 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine" karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
818 sayılı BK'nun 101.maddesinde "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117.maddesinde de bu hüküm "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt ya bir ihtar çekilmesi ya da dava açılması gibi bir hukuki işlem ile gerçekleşir.
Mahkemece, davacı tarafa iadesine karar verilen bedele faiz işletilebilmesi için, borçlunun ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüte düşürülmüş olması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/18783, K. 2015/11149, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama