KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/18811 E., 2015/4644 K.·Mahkemesi : İnegöl Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Tarihi
- 18/06/2014
- Numarası
- 2013/337-2014/395
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz harcı yatırılmadan ve adli yardım talep edilerek temyiz edilmiştir.
Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nun 334 -340 maddelerinde düzenlenmiş olup aynı kanunun 336/3 maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir.
Somut olayda, davacı hakkında düzenlenen ekonomik ve sosyal durum tutanağına göre davacının yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığı ve adli yardım talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olmakla (HMK'nin m. 336/2.) adli yardım talebinin kabulüne karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde;2011 yılında davalının müşterek haneyi terk ettiğini,boşanma davası açtığını,tarafların birlikte oturduğu konutun davalının babası üzerine kayıtlı olduğunu,davalının evin su,elektrik ve doğalgazını kestirdiğini,sonrasında da davacının zorla evden çıkarılarak tüm şahsi ve ev eşyalarının alındığını belirterek,davacı lehine aylık 2.500,00 TL tedbir nafasının davalı eşten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava tarihinden geçerli olmak üzere, davacı için aylık 500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmolunur, reddedilen kısım için ise vekâlet ücretine hükmolunmaz (AAÜT. md 9).
Somut olayda, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak reddedilen kısım için davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmuştur.
Bundan ayrı, nafaka davalarında miktarı takdir hâkime aittir. Bu nedenle iki tarafında kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin 6100 sayılı HMK.nun 326/2.maddesi hükmü nafaka davalarında uygulanmaz. Mahkemece bu husus gözetilmeden davanın reddedilen bölümü gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması da usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Ne var ki, kanuna aykırı olan bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının;
1- Vekâlet ücretine ilişkin 7.bendinin çıkarılmasına,
2- Yargılama giderlerine ilişkin 5.bendinin çıkartılarak yerine “Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/18811, K. 2015/4644, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama