KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/19064 E., 2015/15628 K.·Mahkemesi : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Tarihi
- 25/03/2014
- Numarası
- 2013/145-2014/147
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali (kuyu suyu kullanımı) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosya kapsamında, hükmü temyiz eden davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği, ancak temyiz harçlarının yatırılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı kurum, 2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun ek 5 ve geçici 10. Maddeleri uyarınca kurulmuş olup, çalışmaları özel hukuk hükümlerine bağlı bulunmakta ve tacir sıfatını taşımaktadır.
Davacı kurum, 2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun 21/a. Maddesine göre, sadece, "Görevleri için kullandığı taşınmaz malları, tesisleri, işlemleri ve faaliyetleri" yönünden harçtan muaftır.
Temyize konu davanın, su tüketiminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri dahilinde kaldığı gözetildiğinde, temyiz eden davacı kurumun, gerek 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince gerekse de 2560 sayılı İSKİ Kanunu'nu 21/a. Maddesine göre temyiz harçlarından muaf olmadığı ortadadır.
Bununla birlikte davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalı vekili Av. İ.. B..'ya çıkarılan tebligatlar, daimi çalışan işçisine tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.
Somut olayda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalı vekili Av. İ.. B..'ya çıkarılan tebligat, davalı vekili avukatın tebliğ sırasında bürosunda bulunup bulunmadığı evraka yazılmadan doğrudan sekreterine tebliğ edilmiş olduğundan, yapılan bu tebliğ işlemi usulsüzdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19064, K. 2015/15628, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama