KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/19237 E., 2014/17122 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2014
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı harici satım sözleşmesi nedeniyle ödediği , 72.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince 16.07.1994 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Amerikan Doları üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini talep etmiş , yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde ; “Davanın Kabulü ile , 72.000,00 USD alacağın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Dava sebepsiz zenginleşme davası olup, 72.000,00 USD'nin tahsili sırasında aynı anda dava konusu taşınmazın davacı tarafa iadesine, Taşınmazın iadesi gerçekleşmediğinden davacı tarafın faiz isteminin reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm , davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 23.11.1990 gün 3678 sayılı yasa ile değişik Borçlar Kanunun 83. maddesi; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99/3. maddesi hükmüne göre yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde; 72.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsilini talep ettiğine göre anılan madde uyarınca 72.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19237, K. 2014/17122, 24 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama