KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/19975 E., 2015/15856 K.·Mahkemesi : Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Tarihi
- 14/03/2014
- Numarası
- 2013/407-2014/170
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde, davalı kurumca; 04/09/2010 tarih, 2010/10 fatura dönemine ait, .......... fatura numarası ile müvekkili aleyhine 21.983,50 TL endekse bağlı olmayan tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, talep edilen endekse bağlı olmayan tüketim bedelinin dayanaktan yoksun olduğunu müvekkilinin davalıya karşı borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı yapılan tahakkukun mevzuata uygun olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir .
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davalı kurum tarafından sayacın müşterinin kusur dışında doğru tüketim kaydetmemesi nedeniyle Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 20.madde uyarınca yapılan tahakkuka ilişkindir .
6100 Sayılı HMK 266.hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder.
Somut olaya gelince; mahkemece teknik bilgiyi gerektiren endeks esaslı olmayan tahakkuka ilişkin bilirkişi raporu alınmaksızın; kaçak tüketimin sözkonusu olmadığından bahisle eksik incelemeye dayalı davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir .
Hal böyle olunca, mahkemece, alanında uzman bilirkişiden davalı kurumun davacıdan isteyebileceği bedeller hakkında, tahakkuk tarihinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, davalı kurumun istemekte haklı olduğu alacak miktarı belirlenmeli ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönde bir araştırma ve soruşturma yapılmadan, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup , bozmayı gerektirmiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19975, K. 2015/15856, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama