KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/20171 E., 2015/6236 K.·Mahkemesi : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2015
- Tarihi
- 08/05/2014
- Numarası
- 2012/205-2014/243
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 14.04.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacılar-birleşen dosya davacıları vekili Av. K.. D.. geldi. Karşı taraf davalılardan .. Elektrik Dağıtım AŞ. vekili Av. Ö..
Ç.. geldi. İhbar olunan A.. O.. vekili Av.H.. B.. geldi. Birleşen dosya davalısı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. vekili Av.B.. Ş.. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 08.07.2011 tarihinde davacıların murisi İ.. B..'ın taksi çağırma ziline ait telleri toparlamak amacıyla davalı kuruma ait elektrik direğine tırmandığı sırada elektrik akımına kapılarak yere düştüğünü, hastaneye kaldırıldığını, hastanede vefat ettiğini belirterek, davacılar için ayrı ayrı 1.000'er TL maddi tazminatın ıslah ile eşi Zeynep için 57.912,99 TL, çocukları Deniz için 4.064 TL, Hüseyin için 4.560,57 TL, İrem için 12.505,82 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile ayrıca eşi Zeynep için 20.000 TL, çocukları Deniz, İrem, Hüseyin ve Seyit için ayrı ayrı 10.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı BEDAŞ vekili cevabında, olayda kusurlu olmadıklarını, davacıların murisinin kusurlu olduğunu beyan etmiştir.
Davalı TEDAŞ vekili cevabında, sorumlu olmadıklarını, diğer davalı BEDAŞ'ın sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; asıl davada davacı Zeynep için 57.712,99 TL, Deniz için 4.064 TL, Hüseyin için 4.560,57 TL, İrem için 12.505,82 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı BEDAŞ'tan tahsiline, manevi tazminat yönünden; davacı Zeynep için 8.000 TL, çocukları Hüseyin, İrem, Deniz ve Seyit için ayrı ayrı 4.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı BEDAŞ'tan tahsiline, davalı TEDAŞ yönünden ise birleşen davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Ancak, kısa kararda, manevi tazminat ile ilgili hükmün 2.fıkrasında "Davacı Zeynep için 8.000 TL, Hüseyin için 4.000 TL, İrem için 4.000 TL, Deniz için 4.000 TL" manevi tazminata karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda ismi yazılı bulunan davacılardan S.. B..'ın isminin kısa kararda yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya kapsamı gereğince mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/20171, K. 2015/6236, 14 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama