KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/21108 E., 2015/2595 K.·Mahkemesi : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Tarihi
- 10/09/2014
- Numarası
- 2014/241-2014/448
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı G.. Ö.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacıların, davalılardan ..........’da bulunan ......... nolu daireyi satın almak için, 11.03.2007 tarihli harici sözleşme ile, 45.000 Euro ödediğini; ancak, davalıların; taşınmazın devrini vermediklerini iddia ederek; ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davalı Güzin’in, diğer davalı ........... Ltd.Şti.’nin çalışanı olduğunu, parayı şirket adına aldığını, sorumlu olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; 40.440 Euro'nun dava tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı G.. Ö.. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun 99/3. maddesinde; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebileceği" düzenlemesine yer verilmiştir.
HGK'nın 2012/12-1072 E.-2013/496 K.sayılı ilamında; "Alacaklının, Borçlar Kanunu'nun 83 ve TTK'nın 623.maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde, dava konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir" denilmiştir.
Bu bilgiler ışığında, somut olay irdelendiğinde; alacaklının dava dilekçesinde, alacağını yabancı para olarak gösterdiği ve yabancı para alacağının faiziyle birlikte tahsilini istediği, bu haliyle fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL olarak ödeme yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, dava konusu alacağın(Euro cinsinden) dava tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/21108, K. 2015/2595, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama