KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/21252 E., 2015/3253 K.·Mahkemesi : Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Tarihi
- 20/08/2013
- Numarası
- 2013/254-2013/1325
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait daireyi 25.11.2005 tarihinde satış yolu ile edindiğini, ancak dairenin satın alınmasından önce yer aldığı site hakkında elektrik aboneliği nedeniyle dava dışı Tedaş tarafından tutanak düzenlendiğini, bu tutanak nedeniyle site yönetimi tarafından açılan menfi tesbit davasının red ile sonuçlanması üzerine davacının diğer kat malikleri ile birlikte site yönetimine 2.580 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödeme nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibin ise itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise davacının taşınmazı üzerindeki uyuşmazlığı bilerek satın aldığını savunarak, davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, davacı tarafından site yönetimine yapılan son ödemenin 05.04.2011 tarihli olduğu, icra takibinin ise 07.01.2013 tarihinde yapılmış olduğu, bu hali ile talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalının malik olduğu dönemde anataşınmaz hakkında doğan borcun, satın alma yolu ile malik olan davacı tarafından ödendiği iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1.maddesinde; "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmü getirilmiştir. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle uyuşmazlığa konu dava, anılan yasa maddesinde sayılan davalardan değildir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda, mahkemece; davaya bakmakla görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/21252, K. 2015/3253, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama