KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/21402 E., 2015/8462 K.·Mahkemesi : Afyonkarahisar Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
- Tarihi
- 25/09/2014
- Numarası
- 2014/2-2014/838
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar Aile Mahkemesi'nin 2010/439 E. ve 2012/985 K. sayılı dosyası ile K.. Ç..'in davalı babaya babalık davası ile bağlandığını, küçüğün 07/09/2006 tarihinde doğduğunu, bu zamana kadar davacı annesi tarafından bakılıp büyütüldüğünü, babanın herhangi bir desteğinin olmadığını, Ayşenur'un ilköğretim 2.sınıf öğrencisi olduğunu, davalı babanın kendisine ait işyerinin olduğunu, annenin ekonomik durumunun kötü olduğunu, davalı babanın çocuğu ile ilgilenip, maddi ihtiyaçlarını karşılamadığını, belirterek 750 TL yardım nafakasına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim küçük adına velayeten davacının dava açması gerekirken aksine kendi adına dava açmasının davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini gerektirdiğini, talep edilen nafakanın, davacının alacağı olmadığını, müvekkiline babalık davası ile bağlanan çocuğu ile ilgili nafaka alacağı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen vakıaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin babalık davası sonuçlanmasından sonra müşterek çocuk ile bizzat ilgilendiğini, telefonla sürekli görüşüp okul masrafları ve diğer ihtiyaçlarını karşıladığını,
davacının haksız yere para koparmaya çalıştığını, müvekkilinin sanayide kamyon tamiri ile uğraşmakta olduğunu, işi olunca para kazandığını, düzenli bir gelirinin olmadığını, adına kayıtlı malvarlığının bulunmadığını, aylık kazancının asgari ücretinde altında olduğunu, müvekkilinin evli olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve eşinin bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle haksız davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete uygun nafaka miktarı tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren müşterek çocuk yararına aylık 300 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile müşterek çocuğa velayeten davacıya ödenmesine, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından yapılan yargılama, harç ve giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
./..
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiştir.
Dava, iştirak nafakası istemine ilişkindir.
24.04.1945 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında ve 6100 sayılı HMK 326 maddesi uyarınca, "Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir". Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ).
Diğer taraftan, 2014 tarihli AAÜT 9/1 maddesine göre "...hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin 3. kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı vekalet ücreti olarak hükmolunur." denilmektedir.
Somut olayda; mahkeme davalının talebini kısmen kabul ederek davacı lehine 300,00 TL iştirak nafakasına hükmetmiştir. Buna rağmen HMK 326 ve HMK 323 1/ğ maddesi hilafına davacı aleyhine olacak şekilde yargılama giderine hükmedilmemiş olması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz olmuştur .
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince hüküm kısmının 3. fıkrasındaki "Davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından yapılan yargılama, harç ve giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" sözcüklerinin çıkartılmasına,
yerine "davacı tarafından bu dosya için yapılan yargılama giderleri ve dava açılırken peşin olarak tahsil edilen 50.85 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," sözcüklerinin eklenmesine, hüküm kısmının 4. fıkrasındaki "Harçlar kanunu uyarınca hesap edilen 40,96 TL harçtan peşin alınan 25,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,31 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına" ifadesinin çıkartılmasına,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/21402, K. 2015/8462, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama