KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/2828 E., 2014/5741 K.·Mahkemesi : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2014
- Tarihi
- 14/11/2006
- Numarası
- 2002/299-2006/286
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen muarazanın men'i davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili derneğin IA 1084996 nolu abone olduğunu, su sayacının 1985 yılında bağlandığını ve sayacın bozuk olduğunu, davacıdan bozuk sayacın yazdığı 5.686.000.000 TL su parası istendiğini, bu miktarın ödenmesinin haksızlık olduğunu ileri sürerek, muarazanın men'ine ve borcun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince mahkemenin görevsizliğine, dosyanın hüküm kesinleştiğinde ve başvuru yapıldığında yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen, amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3.maddesinde "mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve ekonomik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder." Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar." "Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek kişiyi ifade eder." şeklinde tanımlanmış ve yine anılan Yasanın 3/d maddesinde, "hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı F.. D..nin tüketici olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Mahkemece bu yönler gözönünde tutulup işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/2828, K. 2014/5741, 9 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama