KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/2900 E., 2014/5669 K.·Mahkemesi : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2014
- Tarihi
- 02/02/2012
- Numarası
- 2011/229-2012/33
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde, dava dışı belediyeden otopark kiraladığını, kira müddeti içinde davalıyı yakın akrabası olması nedeniyle işe aldığını, otoparkın gelir ve giderlerinin tahsilini ona bıraktığını, sözleşmenin fesinden sonra kendisinden hesap istediğini, (muhasebe kayıtları temel alınarak) giderler düştükten sonra toplam kendisine ödemesi gereken 24.477,03 TL den 8.377,03 TL sini ödediğini, bakiye 16.100,00 TL yi bütün ısrarlarına rağmen ödemediğini, bunun üzerine Aksaray 1. İcra Müdürlüğünün 2010/5089 Esas sayılı ilamsız takibe geçtiğini, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile itirazın iptaline, %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı ile aralarında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davacının dava dışı belediye ile imzaladığı kira sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın redddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının açılan davada alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektiği, davacı her ne kadar muhasebe çıktıları ve kiralama sözleşmesini sunmuş ise de, bu muhasebe çıktılarının davalı tarafından kabul edilmediği, sadece basit bir döküm olduğu, davalı tarafından imzalanmış veya ikrar edilmiş belgeler olmadığı, davacı ve davalının ortak oldukları yönünde dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı ve davacının bu haliyle davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında, adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik yönünden herhangibir şekle tabi olmayıp, sözlü yapılan adi ortaklık sözleşmesi geçerli ise de inkarı halinde bu ortaklığın varolduğunu ileri süren kişinin bu ortaklığı, uygulanması gerekli HUMK'nun 287-288 ve 290 maddeleri gereğince (yasal sınır aşıldığından) ispatı gerekir.
Katip. R.S (2986)
Medeni Kanun madde 6 gereğince, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."
Dava konusu olayda, davalı aralarındaki ortaklık ilişkisini reddettiğine göre, ispat yükü, bunu ileri süren davacı tarafa ait olacaktır.
Davacı, davalı ile ortaklık kurduklarına iliuşkin idddiasını usulüne uygun yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde "yemin" deliline de dayanmış olduğundan, davacıya iddiasını ispat zımnında, davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak, yaptırılacak yeminin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/2900, K. 2014/5669, 8 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama