KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/3177 E., 2014/7555 K.·Mahkemesi : İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Tarihi
- 17/05/2012
- Numarası
- 2011/336-2012/141
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen şirket feshi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında ..TK 03 plakalı taksinin mülkiyet ve işletilmesini konu alan 1998 tarihinde tesis edilmiş adi ortaklık bulunduğu, davacının 3/4, davalının ise 1/4 hissesinin olduğunu, son zamanlarda davalının ortaklık anlayışıyla bağdaşmayan davranışları nedeniyle ortaklığın çekilmez hal aldığı, zaten davalının adi ortaklıktaki hissesini 11/08/2009 tarihli sözleşme ile davacıya sattığını, bedelin büyük kısmının ödendiğini, kalanın ise sözleşmedeki gibi ödenmesine devam edildiğini belirterek, adi ortaklığın feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında ticari taksi plakasının işletilmesi konusunda adi ortaklık kurulduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, yalnızca ticari değeri olan taksi plakasının hisselerine sahip olmalarının taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu göstermeyeceği, yönetici ortak tarafından ortaklık hesabının tutulduğuna dair evrakların ibraz edilmediği, taraflar arasında adi şekilde düzenlenen satış sözleşmesinden, anlaşmazlığın mülkiyet uyuşmazlığı olduğu, adi ortaklık bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; somut olayda, davacı, davalıyla adi ortaklık kurduklarına ilişkin iddiasını usulüne uygun yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde "sair yasal deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya iddiasını ispat zımnında, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/3177, K. 2014/7555, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama