KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/3251 E., 2014/10339 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2014
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı tarafından ailesinin evine bırakıldığını, ziynet ve çeyiz eşyalarının davalıda kaldığını, iadesinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı olduğunu belirterek, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine mümkün değil ise dava tarihinden yasal faizi ile 7.000,00 TL nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, ıslah dilekçesinde ise talep miktarını 8.518,75 TL daha yükselterek alacağın yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; çeyiz eşyalarını teslim edeceğini, ziynet eşyalarının davacıda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının 2.475.25 TL bedelli çeyiz eşyalarına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmelidir. Davalının 11.738.00 TL bedelli ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini, mümkün değil ise 7.000 TL bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde de talep sonucunu 8.518,75 TL daha yükselterek 15.518,75 TL'ye yükseltmiş ve bu miktarın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; ıslah ile artırılan bedel için ıslah tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesi gerekir iken tüm bedel için dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/VII.C.2, 6100 sayılı Yasanın 370/2 Ek.3/1.maddesi anlamında “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hüküm fıkrasının C bendinde yeralan;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/3251, K. 2014/10339, 25 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama