KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/3330 E., 2014/10338 K.·Mahkemesi : Çay Asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2014
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2010/100-2013/422
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ile davalının evlendikten sonra davalının ailesi ile yaşadıklarını, davacının şiddet görerek babasının evine bırakıldığını, ziynetlerin elinden alındığını, çeyiz eşyalarının da evde kaldığını belirterek (ayrıntılı olarak ziynet ve çeyiz eşyası listesi sunarak) tüm eşyaların aynen teslimine mümkün değil ise fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 15.000,00 TL dava tarihinden yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde davacının ziynet eşyalarını baba evine götürdüğünü, liste halinde sundukları çeyiz eşyalarını ise teslime hazır olduklarını belirterek (teslime hazır oldukları çeyiz eşyalarının listesini sunarak) davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (HMK.mad.308,1) Dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde davacı, neye karar verilmesini (davalının neye mahkum edilmesini) istiyorsa onu (açık bir şekilde) yazar. Talep sonucu çok açık olmalı ki, mahkeme, davayı kabul edince talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına alabilsin. İşte, davayı kabul eden davalı, bununla davacının talep sonucu bölümünde istemiş olduğu talebi tamamen veya kısmen kabul eder.
Davayı kabul, davalının mahkemeye yönelik olarak yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile olur. Davayı kabulün geçerliliği için, bunun davacı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine gerek yoktur.
Davalı, davacının talep sonucunun tamamını veya bir kısmını kabul edebilir. Davanın kısmen kabulünde, kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Davalının davacının talep sonucunun bir kısmını kabul etmesi halinde, talep sonucunun kabul edilmeyen kısmı hakkındaki uyuşmazlık son bulmuş olmaz. Dava bu kısım hakkında devam eder.
Davayı kabul ile dava konusu uyuşmazlık ve bununla dava, esastan sona erer. Burada dava mahkemenin kararı ile değil, davalının iradesi ile son bulur.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesine eklediği listede yeralan çeyiz eşyalarını davacıya teslim etmeye hazır olduklarını bildirmesine, bu beyanı duruşmalarda da tekrarlamasına rağmen mahkemece bu eşyalar yönünden davanın kabulüne karar verilmemesi yukarıda belirtilen usul hükümleri çerçevesinde doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/3330, K. 2014/10338, 25 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama