KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/3489 E., 2014/7631 K.·Mahkemesi : İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Tarihi
- 15/09/2011
- Numarası
- 2011/798-2011/1189
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine elektrik bedelini ödememesi nedeniyle İzmir 18.İcra Müdürlüğünün 2005/7923 Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 dan az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; İİY 67/1 maddesi gereğince 1 yıllık sürede itirazın iptali davası açılmadığı, her ne kadar davacı vekili duruşmada borçlu itirazının tebliğ olunmadığını, davanın açılmasından yaklaşık 10 gün önce arşiv araştırması sonucu dosyanın bulunabildiğini ileri sürse de hayatın olağan akışı ve genel yaşam kuralları içerisinde alacağı için icra takibine geçen davacının takipten yaklaşık 5 yılı aşan bir süre geçtikten sonra bu davayı açmasının, itirazın öğrenildiği bildirilen tarih olarak gerçekçi bulunmadığı, yasa madde metnine bağlı kalınarak itirazın alacaklıya tebliğini 5 yılı aşan şekilde beklemenin de hakkaniyete uygun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 67/1.maddesinde; “takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmü yer almaktadır.
Anılan yasa maddesinde de açıkça belirtildiği gibi; itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2. madde ve fıkra hükmünde de, itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda; itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği bildirildiğine göre, mahkemece davacı alacaklıya tebliğ yapılmadığından 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı gözetilip, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilerek, işin esası hakkında yapılacak yargılama sonucunda, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/3489, K. 2014/7631, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama