KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/393 E., 2014/7607 K.·Mahkemesi : Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Tarihi
- 10/10/2013
- Numarası
- 2012/94-2013/115
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, Dedaş Şanlıurfa İl Müdürlüğü'nden 12/10/2012 tarihli 5319 sayılı tahakkuk eden kaçak elektrik bedeli konulu yazı ile 41.566,40 TL kaçak kullanım bedeli talep edildiğini, kendisinin kaçak elektrik kullanmadığını, bu sebeple davalı kuruma 41.566,40 TL borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş; hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1-)Dava kaçak tarımsal sulama tahakkuku nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan kaçak elektrik tespit tutanağında, davacının mühür fekki yapmak suretiyle %30 oranınında eksik kayıt yapmaya yönelik olarak sayaca müdahale etttiği , belirtilmiş, bu tutanak zabıt münzi tanıklar tarafından imzalanmıştır. Mahkemece kaçak tüketim miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yargılama sürecinde yerel mahkemece alınan Ziraat Mühendisi bilirkişi 23/08/2013 havale tarihli raporu ile davacıların yer göstermesi sureti ile hesaplanan fen bilirkişinin raporuna göre belirtilen alanın sulanması için elektrik tesisinin çalıştırılması gereken sürenin 325,82 saat olacağı, ÇKS kayıtlarına göre ise 547,11 saat olacağı yönünde rapor hazırlamıştır.
Elektrik Mühendisi bilirkişi 23/08/2013 havale tarihli raporu ile sulama süresinin 325,82 saat olursa kaçak elektrik tüketim bedelinin toplamda 7.489,66 TL, ÇKS kayıtlarına göre sulama süresinin 547,11 saat olursa, kaçak elektrik tüketim bedelinin toplamda 12.583,03 TL olacağı yönünde rapor tanzim etmiştir.
Yerel mahkemece 547,11 saat üzerinden hesaplama yapan yerel bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Tutanak tarihinde davacının tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullandığı sabit olduğundan, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği, sulama sezonuna göre belirlenen çalışma saatleri esas alınarak hesaplanma yapılamayacağı kuşkusuzdur. Ortalama aylık çalışma saati olarak,
yönetmelikteki miktar esas alınmalıdır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.
2-) Öte yandan hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda :yargılama konusu aboneli kaçak tüketimde davacının borçlu olduğu miktar saptanırken yasal faiz ve KDV yönünden herhangi bir açıklama yapılmamıştır.
İş bu yargılama dosyasında Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 Sayılı EPDK kararına uygun olmayan eksik değerlendirmeyi içerir bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle dosya yeniden alanında uzman üçlü bilirkişi kuruluna tevdi olunarak davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan 622 sayılı EPDK kararında açıklanan yönteme göre ve ortalama aylık çalışma saati 400 saat olarak alınarak yeniden hesaplanması, yasal faiz ve KDV yönünden gerekli irdelemenin yapılarak davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar ittihazı doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/393, K. 2014/7607, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama